Göğüs, Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi Ankara

Toraks Duvarı Nedir?
Toraks Duvarı Hastalıkları Nelerdir ?
Toraks duvarı, kemik ve kaslardan oluşan kalp ve akciğerimizi koruyan , nefes alıp vermemizi sağlayan yapılardır. Kemik yapısını kaburgalar ve sternum (iman tahtası) oluşturmaktadır. Toraks duvarının doğuştan gelen anomalileri (kunduracı göğüs, güvercin göğüs), iyi huylu tümörleri (kondrom, lipom, osteom vb.) , kötü huylu tümörleri (kondrosarkom, osteosarkom, rabdomiyosarkom vb) olabilmektedir. Bu hastalıklarında tedavisi cerrahi olarak yapılabilmektedir. Özellikle kunduracı ve güvercin göğsü son zamanlarda uygun vakalarda ameliyatsız yöntemle (vakum bell) tedavi edilebilmektedir.
Toraks Duvarı Rahatsızlıkları;
Pektus Ekskavatum ( Kunduracı Göğüs ) Nedir?
Toraks Duvarı Hastalıkları Kısa Bilgiler
Pektus Karinatum Nedir?
Güvercin Göğsü
Güvercin Göğsü (Pektus Karinatum) Güvercin göğsü, iman tahtası ve kaburgaların dışa doğru çıkıntı oluşturması durumunu ifade eder. Kunduracı göğsünün tam tersi bir deformite şeklidir. Kaburgaların göğüs kemiğine bağlanmasını sağlayan kıkırdakların bozulması ile ortaya çıkar.
Uzun dönemde göğüs kafesindeki sertlik nedeniyle akciğerlerin yeterince genişlemesini engelleyerek solunum kapasitesinde azalma, nefes darlığı, hızlı soluma ve akciğerde iltihaplanmaya neden olabilir.
Hastaların toraks rijidite/fleksibilite durumuna göre deformitenin en belirgin olduğu yerden göğüs duvarının istenilen pozisyona ulaştığı seviyeye kadar uygulanan kuvvet basıncını ölçen özel ekipmanlar ile basınç 10 kg/cm2 altında ölçülmüş ise ortez tedavisi önerilmektedir. Günde 12 saatten uzun genellikle 6 aylık tedavi sonrası bir çok hastada deformitenin gerilediği ve yüksek hasta memnuniyeti gözlenmiştir.
Göğüs duvarını oluşturan kemik, kıkırdak ve yumuşak dokulardan köken alabilmektedirler. Göğüs duvarı tümörleri davranışlarına göre iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Göğüs duvarı tümörleri her yaşta görülebilir. Göğüs duvarını oluşturan kemik ve kıkırdaklardan köken alan tümörler göğüs duvarı tümörlerinin büyük bir kısmını oluşturmaktadırlar.
Teşhisinde postero-anterior akciğer grafisi çekilmesinde fayda vardır. Toraks BT tümör hakkında bilgi verme konusunda daha iyi bir yöntemdir. Magnetic Resonance Imaging (MRI) göğüs duvarı tümörlerinde tercih edilen bir yöntemdir. Histopatolojik inceleme için doku örnekleri perkütan iğne biyopsisi, insizyonel veya eksizyonel açık biyopsilerle yapılabilir.
Göğüs kafesimiz önde halk arasında iman tahtası denilen ‘’Sternum’’ adlı göğüs ön kemiği, arkada omur kemikleri ve bu iki yapının arasında birbirine yatay olarak uzanan 12 çift kaburgadan oluşur. Bu yapı kemik olmasına rağmen aslında esnektir ve kaburgalar arası kaslar yardımı ile nefes alma-verme işlemine yardımcı olur. Kaburgalarımız trafik kazaları ve yüksekten düşmeye bağlı olarak kırılabildiği gibi basit düşme, çarpma, künt yaralanma gibi nedenlerle de zedelenebilmektedir. Sadece dış etkenlerle değil ileri yaşlarda kemik erimesi olan hastalarda şiddetli öksürüğe bağlı olarak da kaburga kırığı oluşmaktadır.
Kaburga kırığında tedavi ağrı kesici, kas gevşetici ve balgamın kolay çıkmasına yardımcı balgam sulandırıcı ilaçlar ile yapılır. Hastaya istirahat önerilir. Hafif oturur pozisyonda yatması tavsiye edilir. Diğer kemiklerdeki kırıklarda kullanılan alçı tedavisi, göğüs kafesinin esnekliğinin nefes alıp-verme işlemi sırasında devam etmesi gerektiği için yapılmaz. Korse takması önerilmez.
Sternum, insan vücudu içerisinde göğüs kemiği şeklinde bilinmek ile birlikte sol ve sağ kaburga kemiklerinin arasında yer alan kısma verilen isimdir. Bulunmuş olduğu yerden dolayı da vücut içerisinde oldukça önemli bir konuma sahiptir. Akciğerler ile birlikte kalbi yaralanma durumlarına karşı koruma görevini üstlenir. Mevcut halde bulunduğu konumdan dolayı sternum içerisinde yaşanan çoğun ağrı kalp krizi ile karıştırılabilmektedir